16 Mayıs 2012 Çarşamba

Pardon, bakar mısınız?


Çok mutlu olmak istiyorum. Ama böyle delirmiş gibi. 
Mutluluktan ne yapacağımı şaşırayım. Gidip mutfağa puding kaplarını bir bir çiçek saksılarına boşaltayım, böyle kanepelerde uzun atlamalar yapayım, elbise dolabına koşup, kazağın üzerine askılılarımı giyeyim. Sonra 'gevreeek' diyen satıcının sesini duyup, balkona çıkayım. ' Gevrekçii. Abi sen en son kimle öpüştün?' diye seslendikten sonra içeri kaçayım hızlıca. Çorapların hepsinin parmak kısmını keseyim, parmaksız kalsınlar. Böyle efil efil. Deli divane çılgın olayım o derece mutluluk dolsun. İzdivaç programlarına canlı bağlanıp, ' Bakın asıl mesele, kozmik yapıdaki testosteronun anotermal baskısıyla, hipotalamusa yaptığı endoterm bir etkiden kaynaklı..' dedikten sonra takma dişleri olanları çok beğendiğimi söyleyip, telefonu kapatayım.

Sonra sırt çantamı da toparlayayım, içinde her renk göz kalemi olsun. Caddeye çıkıp başka şehirlere giden arabaların arkasından koşmaya çalışayım.

Hani böyle bir mutluluk olsun istiyorum.
Öylesine mutlu olayım.
Böyle yani, yani..
Kiraz çöplerinden
teker teker
birer mutluluk çıkartayım.
Öylesine.

5 yorum:

  1. e iyimiş...bunu yapmaman için önünde hiç bir engel yok :)

    YanıtlaSil
  2. ne güzel anlatmışsın :)

    YanıtlaSil
  3. zor değil ki böle mutlu olmak.
    bu mutluluk senin dışında hiçbişeye bağlı değil ki.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ama mutsuzluk benim dışımdaki her şeye bağlı. :)

      Sil